Keşan Kent Konseyi
Çalışma Saatleri : 08-30 ~ 17:30 - Cumartesi vePazar Hariç
0284 714 35 80

ÇevreOrman ve İnsan Çalıştayı’nda Saros FSRU’ya dikkat çekildi: “Adalet istiyoruz!”

iİgili videoları burdan seyredebilirsiniz:

https://www.facebook.com/watch/live/?ref=watch_permalink&v=225489972493817

https://fb.watch/9Aksty8vF4/

 

 

 

Geçtiğimiz hafta sonu Uzunköprü’de ‘Orman ve İnsan Çalıştayı’ düzenlendi. Ege ve Marmara Belediyeler Birliği’nin düzenlediği, Uzunköprü Belediyesinin ev sahipliğini yaptığı organizasyon öncesinde Keşan Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri Dayanışması adına Mürşide Çoban konuştu.
Açıklamasında FSRU doğalgaz Limanı ve Kara boru hattı projesine karşı Keşan Kent Konseyi ve Trakya Platformu ile birlikte geçen 4 yıla değinerek değerlendirme yaparak başlayan Çoban, şu sözleri kaydetti:

“BOTAŞ tarafından; halka rağmen, bilime rağmen, arazi sahibinin bilgisi dahi olmadan ansızın tarlasına girilerek, hukuksuzca yapılmaya başlandı, ve bir yılı aşkın süredir,gece gündüz son hızla devam ediyor.

2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi”, 2010 yılında da yine aynı bakanlık tarafından “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilen Saros körfezi, şu günlerde,

Enerji ve Sanayi Bölgesi haline getirilmek için büyük çaba sarf ediliyor!

Daha şimdiden, yüz bin tonluk dev LNG kargo gemileri körfezimize girmeden;

10 binden fazla ağaç kesildi.Yaban orman hayatı ve doğal habitat yok edildi.Verimli tarım arazileri talan edildi.Deniz içine yüzlerce kazık çakıldı.Deniz tabanına tonlarca beton döküldü veİnşaat sırasında deniz yüzeyine kilolarca yağ döküldü.Denizin akciğerleri deniz çayırları yolundu, yerlerinden koparıldı, dünyada ilk defa denenen bir yöntemle, bilinmez bir yere taşındı.Balıkların yuvaları, mercanların yatakları dağıtıldı. Balıkların solungaçları tıkandı türleri, sayıları azaldı.Yağlı, kirli inşaat ve hafriyat suları denizimizi kirletti. Çocuklarımızı hasta etti.

Körfezimize, haftada iki gemi, yani yaklaşık yılda yüz gemi girdikten sonra ise;

Gemilerin her geçişinde sahil güvenlik önlem alacak, halkın temiz deniz kullanım hakkı elinden alınacak.Gemilerin 10 metre çapındaki pervaneleri, sığ deniz tabanını ve yaşamını tarumar edecek.Gemilerin sintine suları ve balast suları temiz deniz sularımızı melezleyerek kirletecek ve ayrıca gemiler görüntü ve gürültü kirliliği yaratacak.

Ganos Deprem fay hattının sadece yedi km yakınında olan, olası kazada faciaya davetiye çıkaracak bu projenin yapılmaması için, ilk günden beri hayatın her alanında yoğun çaba sarf etmemizin yanında, tüm hukuki süreçleri de titizlikle takip ettik.

Tüm davalarımızı açtık. İtirazlarımızı yaptık.

Dört yıldır süren mücadelemizde her kıyıdan ve hatta yurdun her köşesinden, on binlerce gönüllü olduk, kartopu gibi büyüdük ve büyümeye de devam ediyoruz.

• 45 bin ıslak imza kampanyamızı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına teslim ettik.

• Change org da, 138 bin imzalı sarosuma dokunma imza kampanyamız,

• 10 bin imzalı yeni açtığımız Deniz Çayırları yaşasın imza kampanyamız bulunmakta

• 5 bin kişilik dev “Saros’a Adalet” mitingimiz ile kitleselliğimizi de ispat etmiş bulunuyoruz.

Saros’ta adalete susadık! Saros’ta adalet bekliyoruz!

Uzayan bu süreci beklerken de, hiç bir an; durmuyoruz, yılmıyoruz, yorulmuyoruz, ve davamızdan vazgeçmiyoruz, ve asla da vazgeçmeyeceğiz…

Keşife gelen, on ayrı disiplinden, bilim insanlarının tümünün lehimize karar vermesiyle, 1.ÇED raporu iptal edildi.

İmar planları davamız içinde yine, keşife gelen üç Bilim insanlarının tümü lehimize karar verdi ,ama ne yazık ki , tam 11 aydır ,Edirne idare mahkemesi bir türlü kararını açık-la-ya-ma-dı..

• Geç gelen adalet, adalet değildir…

• Bu talana göz yummak, haksızlığa hukuksuzluğa ortak olmaktır.

• Şimdiden söylüyoruz; Atı alan Üsküdar’ı geçti lafını asla kabul etmeyeceğiz.

Şimdi de bugün burada ,tüm Ege ve Marmara Çevre Belediye Başkanlarımızın, sizlerin desteğinizi istiyoruz!!

• Nasıl ki, Marmara denizi kirlendiğinde Ege denizi  de kirlendi ve dengeler bozulduysa, Saros kirlendiğinde de yine aynı şekilde, Marmara denizi, Ege denizi hatta Akdeniz de kirlenecektir.

• Nasıl ki, İstanbul’a “Kanal yapılmasın, İstanbul beton olmasın” diyorsak, Saros’a beton dökülmesine neden göz yumuyoruz?

• Nasıl ki, Kazdağlarında kesilen ağaçlar için üzülüyor, ağlıyorsak, Saros’un ağaçlarının kesilmesine neden izin veriyoruz?

Saros, 60 km kıyı şeridinde, milyonlarca insanın turizm açısından faydalandığı bir bölgemizdir.Bu  liman inşaatı bitip 100 bin tonluk LNG kargo gemileri körfeze girdiği andan itibaren Trakya’nın hatta tüm Türkiye’ nin sosyo-kültürel ekonomik sorunlar yaşamasına neden olacaktır.
Saros, tarihimizin ve geleceğimizin teminatı olan, Edirne ve Çanakkale gibi 2 kadim şehrimizin sınırları arasındadır. Bir ucunda Enez’e, diğer ucunda Anafartalar’a ev sahipliği yapmaktadır. Ülkemizin doğası ve maneviyatıyla en kıymetli varlıklarındandır.

Milyonlarca yılda oluşmuş bu habitat, rant uğruna yok edilmeyecek kadar özel ve paha biçilmezdir. Cennet körfezimize yapılan bu yıkımı asla kabul etmiyoruz.

Ülkemiz, hiçbir Ülkenin maşası veya taşeronu değildir.

Katar’ın doğalgazına pazar yaratmak veya başka ülkelerin doğal gaz ihtiyacını karşılamak için, bizim cennet Saros körfezimizin, İzmit, Aliağa ve Bandırma körfezleri gibi kirlenmesine, balçık ve bataklık olmasını izin vermeyeceğiz…

Sizlerden ricamız; Saros’a Adalet istiyoruz” talebimizde, Saros’u BOTAŞ işgalinden kurtarmak için hukuk arayışımızda;       daha önce Trakya Belediyelerinin ve Belediyeler Birliği Başkanımızın desteğini almıştık. Sizin de aynı şekilde, yanımızda olduğunuzu bilmek bizlerin gücüne güç katacaktır.

Ayrıca; Bilim insanlarımızın kıymetli kararları doğrultusunda, Saros’un kaderini değiştirecek bu tarihi kararların, çevreye daha fazla zarar verilmeden,bir an önce,  Edirne İdare mahkemesi tarafından verilmesi için ,farkındalık yaratmak adına ,Ege ve Marmara  Belediyeler birliği meclisinde, tavsiye kararı alarak bize destek olmanızdır.

Saros gönüllüleri olarak amacımız; Dünyanın kendi kendini temizleme özelliğine sahip olan ve bölgenin en önemli, turizm potansiyeline sahip körfezin, bölgeye özel kuş türleriyle, denizde, karada , tüm canlılarıyla, doğal bitki örtüsüyle, koruyarak gelecek nesillere devretmektir.

Saros körfezinde yasayan tüm canlılara, havamıza, suyumuza, denizimize, ormanlarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.

Yaşadığımız ülkeyi sevmek, önceki kuşaklardan aldığımız emanetimizi, bizden sonraki kuşaklara devretme sorumluluğumuzda ve de bundan sonraki mücadele süreçlerimizde, yanımızda olacağınıza ve kararlılıkla destek vereceğinize yürekten inanıyoruz.

Bu günde burada , bize bu fırsatı verdiğiniz için ayrıca teşekkür ediyor,

Saygılar sunuyoruz.”

HABER: Keşan Online

Bir yorum bırakın